http://glnddt.tumblr.com/post/22582933243

“…Biz yoksuluz, biz yoksunuz. Sizde var, bizde yok. Burada her şey çok güzel. Güzel olmayan yalnızca yüzler. Anarres’te hiç bir şey güzel değildir, yalnız yüzler güzeldir. Diğer yüzler, erkek ve kadın yüzleri. Bizim onlardan başka bir şeyimiz yok, birbirimizden başka bir şeyimiz yok. Burada siz…

3 weeks ago - 16

Futbol falan filan (falan filan daha önemli)

Zokora’ya yapılan ırkçı hakaret, herhangi bir sebeple haksızlık dışında tutulabilecek bir şey değil. Ama Emre’ye o kadar kızmışken savunmak gereken yerde de savunmak lazım. Emre Belözoğlu’nun hak ettiği şey 2 maç ceza değildi, ama o kadar tekme de değildi. Haftalardır tırmandırılan gerilim stadyum ortamında Trabzonspor seyircisini, Trabzonspor seyircisinin oluşturduğu atmosfer de futbolcuları etkilemiş olabilir o yüzden futbolcuların yaptığından çok yapılanların sakin kafayla da savunulması daha rahatsız edici geliyor. Ortada şikeye dair bir haksızlık olsa dahi Fenerbahçeli futbolcular maç sonrasında kendilerinin bu kadar zor durumda bırakılmasını hak etmediler.

Bu arada İbrahim Akın’ın da “nasıl olur da itiraf edersin, biz her şeyi karartıp sümen altı edecektik” şeklinde cezalandırılır gibi en fazla hak mahrumiyeti alan kişi olması gibi bir durum var.

“Sükût yalnızca konuşmaktan kaçınmak anlamına gelmez. Yapay...

ahennu:

“Sükût yalnızca konuşmaktan kaçınmak anlamına gelmez. Yapay meşguliyetler, şehevî zevkler, aşırı uyku, kötü alışkanlıklar, tembellik ve benzeri dünyevî işlerle meşguliyet bizi kutsî âlemlerden uzaklaştırır. Manevî eğitim, dünyevî faaliyetlere karşı oruçlu olmak anlamına gelmektedir. Bu bayağı tatminleri terk etmekle, sabır, huzur, memnuniyet, sükûnet, tahammül, sükût ortaya çıkacaktır. Sükût hali, yoğun bir şekilde dinleme anlamına gelir. Dinlemek işitmeye, işitmek hatırlamaya, hatırlamak görmeye götürür. Kalp gözüyle gördüğümüzde, görmek ve işitmek aynılaşır.” (Rabia Christine Brodbeck - Fakr’a Övgü s.154) 

3 weeks ago - 7
uzuncteyze:

Nereye olursa olsun git, dünyanın sınırlarından çık da nereye olursa olsun git!

uzuncteyze:

Nereye olursa olsun git, dünyanın sınırlarından çık da nereye olursa olsun git!

Neticede kendimizi bağlayan şeyler hakkında ortak bir karar vermek zorunda değiliz, ve şu anda bir fikir alışverişi yapmıyorsak -yani ortada yeni bir fikir gezmiyorsa, ya da beni “anlamamaya” çalışıyorsan- ispatını/çürütmeni dinlemek ya da cevaplamak zorunda değilim.

[Flash 9 is required to listen to audio.]

Erkan Oğur bildiğimiz bir türküyü yeniden söylemiş. Önceden söylediği bir türküyü hatta. Ama yine de ilk saniyesinde “nap tın er kan o ğur” dedirterek uyandırdı beni.

Albümün tamamı şurda var: http://bit.ly/IEMQy4

1 month ago
[Flash 9 is required to listen to audio.]

ikikelam:

Erkan Oğur varsa, ümit vardır.

(via senkendinegel)

2 months ago - 21

uzunc:


ve bir şarkı başlar kahvelerin birinde
bizi ömrümüzden alır götürür,
bir şarkı, faslı hicazdan. 

          - turgut uyar.

(Source: uzuncteyze)

Gördüğüm kadarıyla

Sahtelik zordan kaçmak istemenin bedeli olarak bilerek veya mecburen ödenen bir yol takibi. Ama sadece bir kaçış,  kurtuluş reçetesi değil.

usengecinsan:

-Sen bulunca ısmarlarsın anahtarı ! Görüşürüz ! Bana getir anahtarı tamam mı ?

Dişleri paslanmış bir bıçakla yontulan

-Nereye kaçıyorsun oturuyorduk
Sıcak bir çay bir tabure bir taş plak falan yok
Kamaraya kaçtılar
Kapıların altından sızan asit yağmurları

Kuru bir köşe bulsam
Ağlardım belki bir kez olsun
İpini çektiğim kuyudan çıkacak su kadar ağırlaşan kalbim
Islanırdı
Doğada kaybolmayan berrak bir titreşim geçerken içinden
Belki de çıkrığın seslenişinden emin olurdum

Tutunulası son dalı kırıp
Düşerken büyülü bir asa gibi sallamak
Dişleri paslanmış bir bıçağın kendine yonttuğu

Her dal bir ağaçtan çıkmak istiyor
Her ağaç bir dal daha
Gecenin dalgalı kumaşı saklanıyor bunun ardına
Susuyoruz
Öyle ki sanki her şey yolunda
Oysa toprak eriyor

Konuşmalı
Bir kiralık katili görüş gününde ziyaret etmeyi becerebilmeli
Farklı tarafa kıvrılan bir tek saç telinin sızdırdığı her ne ise
Rüzgarın rastgele açtığı sayfanın kopyasından ibaret olmasın diye

Bir uğraşı sanatsalsa ileri geri çekiştirilen ve değerleri değişken olan iktidar paylaşımı grafiğinde bir etki değeri zaten yoktur. Bu beklentiyle sanata bakmak; ahmaklığın, popüler okumanın, popüler kültür arayışının, popüler değilse de minik bir çevrede ayin yapmaya yarayacak malzemeyi aramanın, veya esas arayışın sanat olmadığının bir işareti olsa gerek.

Edilgenlik

Kendine ait bir gözün olmadıkça başkalarının gözünü yasama organı gibi görüyorsun, başkalarına ait bir gözü yasama organı gibi gördükçe de kendine ait gözü eritiyorsun. Başkalarını tamamen görmezden gelinceyse imkansızlığa kaçıyorsun. 

Başka bakışlar bize yarattığı dolaşma alanıyla katkı sunar. Orada ne yapacağımızın belirlenmesini de ona bırakırsak tamamen edilgenleşiriz. Fakat edilgenleşmemek için uğraşırken; yaratılabilecek yeni bir dolaşma alanının katkısını gözden kaçırmak, ya da görmezden gelmek; insanı tamamiyle insanın kurdu olarak görebilecek bir dünya tasavvurunu zihnine kurup diğer taraftan sürüden ayrılmak gibi. Tamamen edilgenleşmekse insanı insanın ve dolayısıyla sistemin kölesi haline getiren bir dünya tasavvurunu zihnine kurup ilk zinciri kendi kendine vurmak gibi. 

Neticede; itidal önemli şey.

ahennu asked: sizde neden like-reblog butonları yok? :)

olmadığının farkında değildim. nasıl düzeltilir tam da bilmiyorum. seçeneklerde bir iki değişiklik yaptım. şu an var mı?